DOLAR 13,67881.38%
EURO 15,53872.02%
ALTIN 783,65-0,13
BITCOIN 6937191,61%
Ankara

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bir anne-kız hikâyesi

Bir anne-kız hikâyesi

Kezban Arca Batıbeki, yeni sergisi “Senin Annen Bir Melekti Yavrum!...”da sinema ve tiyatro sanatçısı annesi Nurhan Nur’la geçen çocukluğunun izlerini aktarıyor. Batıbeki, “Bu sergi; annenin başrolde, kızın ise yönetmen koltuğunda oturduğu bir filmin senaryosu gibi” diyor

ABONE OL
19 Ekim 2021 14:59
Bir anne-kız hikâyesi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Seray Şahinler – Sanatçı Kezban Arca Batıbeki, pandemi nedeniyle daha önce ertelenen “Senin Annen Bir Melekti Yavrum!…” sergisiyle sanatseverlerle buluştu.

Batıbeki, Merdiven Art Space’de açılan yeni sergisinde annesiyle olan hikâyesinden yola çıkıyor. Sanatçı, sinema ve tiyatro oyuncusu annesi Nurhan Nur’la paylaştığı çocukluğunun izlerini; sinematografik sahneler, fotoromanlar, alt kültür, kitsch ve pop kavramları çerçevesinde ürettiği eserlerle aktarıyor.

Merih Akoğul küratörlüğünde gerçekleşen sergi iki farklı jenerasyonun fotoğraf, video, enstalasyon ve yeni teknoloji üzerinden kendi dönemlerine bakışlarını da irdeliyor.Annenizin sinema fotoğrafları ve dönemin fotoromanlarıyla sizin sanat pratiğiniz nasıl buluştu?

“Senin Annen Bir Melekti Yavrum!…”

başlıklı projemin çıkış noktası anneme demans hastalığı teşhisi konduğu süreçte kendiliğinden oluştu.
Demans bir hafıza hastalığı ve dışarıya en belirgin yansıması geçmişe ait anıların net olarak hatırlanırken, günümüzün tümüyle silinmesi olarak tariflenebilir.

Bu nedenle ben de annemi; genç, güzel ve ünlü olduğu günlere, birkaç günlüğüne de olsa çekim atmosferine geri götürmek, kendini yeniden kamera karşısında görmesini sağlamak ve mutlu görmek istedim.

Kişisel belleğiniz bu sergiye nasıl yön verdi peki?Sergi, annemin arşivinde sakladığı, başrolünde yer aldığı ya da yönetmenliğini yaptığı fotoromanların ve set fotoğraflarının, sanatsal yorumumla ‘güncel sanat’ın farklı medyumlarına uygulanmasından oluşuyor. Aslında kişisel belleğimin büyük bölümünü annemle paylaştığımdan bu fotoromanları takip ederek büyüdüm. Kısacası, hayatın bize gösterdiği yönü birlikte takip ettik.

Sinematografik sahneler, fotoromanlar ve kitschlerle yaptığınız üretimi paylaşıyorsunuz. Nasıl bir sergi izleyeceğiz? Üzerinde çalıştığım farklı medyumlarda eski malzemeleri, ‘vintage’ obje ve efemeraları kullanırken teknoloji ile harmanlamayı seviyorum.

Bu sergide fotoğraf, neon, kolaj, duvar kâğıdı ve hologram gibi farklı platformlara ait işlerle karşılaşacaksınız.Bu aynı zamanda bir anne-kız hikâyesi diyebilir miyiz? Serginin sizdeki duygusunu da merak ediyorum.Evet, diyebiliriz. Bu sergi; annenin başrolde, kızın ise yönetmen koltuğunda oturduğu bir filmin senaryosu gibi…

Aynı zamanda annenin, kızında kendisini bulmaya çalışırken, kızının, kendi geleceğini annesinde görmesi gibi tarifi zor, birçok karışık duyguyu içeriyor.Kezban Arca Batıbeki’nin (sağda) 2017’de hayatını kaybeden annesi Nurhan Nur’la hikâyesini paylaştığı sergi 19 Kasım’a kadar ziyaret edilebilir. “Kalpten fotoğraflar”“Senin Annen bir Melekti Yavrum!…” sanat serüveninizde nerede duracak?Çok farklı bir yerde duracak bence.

Üzerinde beş yıl boyunca düşünüp, yavaş yavaş oluşturduğum, demlenmesini beklediğim, sonra da pandemi nedeniyle iki kez ertelemek zorunda kaldığım, bende çok özel yeri olan bir sergi olacak. Fotoğraflarımda kullandığım cansız figürlerin yerini ilk kez bir insan, üstelik de kalpten bağlı olduğum biri aldı.

Bu uzun süreç içinde farklı sergiler açtım ama bu sergi kendi zamanını bekledi. Şimdi sırası geldi demek ki!…Babanız Atıf Yılmaz’ın etkisi, dokunuşları var mı peki eserlerinizde? Babamla sinema sektörünün farklı alanlarında birçok kez birlikte çalıştık.

Onun için afişler yaptım, set fotoğrafları çektim, Sanat yönetmenliği yaptım, yani ürettiğim bazı işlerde evet var ama bu sergide hayır, yok.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP